Sinop Erfelek Şelaleri ve Hamsilos Fiyordu Gezisi – Bölüm 2: Doğal Güzellikler

Sinop Erfelek Şelaleleri ve Hamsilos Fiyordu gezimizin planını yaptık, sıra geldi uygulamaya. İnsan araştırdıkça ve fotoğraflarını gördükçe daha da çok heyecanlanıyor. İlk bölümde planımıza aşağıdaki linkten erişebilirsiniz

Sinop Erfelek Şelaleri ve Hamsilos Fiyordu Gezisi – Bölüm 1: PLAN

Ekibi öğle vakti toparladık ve Ankara’dan 14:00 ‘de yola koyulduk. Gideceğimiz yer 5 saat uzaklıkta diyor bize google navigasyon 🙂 Fakat arkadaşlar sabah işleri olması nedeniyle öğle yemeklerini yememişlerdi, yol üzerinde bir yerler bulmaya çalıştık. Bu konuda da foursquare uygulaması bize yardımcı oldu. İlk durağımız Çankırı’da Sefer Usta’nın yeri.

Çankırı Sefer Usta'nın Yeri

Puanlarına ve yorumlarına bakarak burayı seçtik. Anlatıldığı kadar da güzel çıktı yemekleri Sefer Usta’nın. Özellikle sarımsaklı et sotesi ve güveçte kuru fasulyesi bir harika.

Hedefimiz Martı Kamping fakat öncesinde Sinop merkeze uğradık. Yol üzerinde Migros bulduk , gece ve sabah için gerekli yeme-içme mazlzemesini temin ettik 😉 Kamp alanı da merkezden 15-20 dk uzaklıktaymış. Hava kararmaya yaklaştı, bir an önce kampımızı kurup ateşimizi yakıp keyfimize bakmamız gerekiyor.

Martı Kamping’e ulaştık. Hemen izlenimimi paylaşayım. Denize sıfır bir kamp alanı. Bakımlı bir yer. Kamp yapacağımız yerler çimlerle kaplı. İlerisinde kum plajı mevcut. Gündüz günübirlikçilerle hizmet veriyor. Kampçıların ve karavancıların yerleri belli. Denize doğru ateş yakılacak alanlar bulunuyor. Hatta yakacak odun bile var, bize istediğiniz kadar kullanabilirsiniz dediler. Kamp alanının etrafında demir teller var, güvenli bir yer. Duş ve tuvaletler temiz. Duşta her saat sıcak su var. Kampçılar için özel bulaşık yıkama yerleri bulunuyor. Tüm bu imkanlar için kişi başı 25 TL gibi bir ücret talep ettiler. Gayet uygun.

Çadırlarımızı kurduktan sonra hemen ateşimizi yaktık.

Martı Kamping Çadır Kampı Havada tatlı bir serinlik var, üşütecek kadar değil ama ateşin ısısı insanı kendine çekiyor. Hava berrak, yıldızlar gözüküyor. Kamp ateşi sohbetlerinden sonra çadırlarımıza geçiyoruz. Sabah 9’da kalkalım diye anlaştık. Hava sıcaklığı 12-14 olmasına rağmen çadırda üşüyen arkadaşımız olmadı. Güzel bir gece geçirdik.Martı Camping Kamp Alanı

Daha 9 olmadan bazı arkadaşlarımız uyandı, tabi konuşmaları ile bizleri de uyandırdılar 🙂 Kamp alanını fotoğrafladım. Sinop Martı Kamping

Martı Kamping Kamp AlanıGüneş kamp alanına gelmişti, fakat gölgeler serindi. Akşam başka bir yerde kamp yapacağımız düşüncesiyle çadırlarımızı topladık.

Yanımızda piknik tüpü getirmiştik. Çayımızı demledik, termosa aldık. Tavada pastırmalı yumurtalarımızı pişirdik. Kahvaltı masamızı hazırladık. Hadi afiyet olsun.

Martı Kamping Kahvaltı

Kahvaltıyı yaparken planda ufak bir değişiklik yaptık. Akşamki kampı şelalelerin orada yapacaktık. Tabi kamp yapılıp yapılmayacağını, imkan olup olmayacağını bilmiyoruz, gidip görünce kesinleşecek ama niyetimiz var. Bu nedenle Akliman, Hamsilos Koyu ve İnce Burun şeklinde devam eden rotamızı sabahtan yapmaya karar verdik. Öğleden sonra ise şelaleleri gezip akşamında kampı orada yapacaktık.

Kamptan ayrıldık. İlk durağımız Akliman.

Aklimana yaklaşırken Akliman Tabiat Parkı tabelası gördük. Burada bir tabiat parkı olduğunu bilmiyorduk. Kapıya yanaştık. Tabi ki giriş ücretli, kişi başı 4 TL, araç başı 10 TL. İçeri girmeden sorduk, içeride günübirlik piknikçiler olduğunu söylediler. Piknik alanının kalabalıklığı nedeniyle içeriye girmedik. Kamp yapılıp yapılmayacağını sorduk. Kesin bir cevap olmasa da akşam geldiğinizde görüşelim dediler.

Sinop Akliman

Az daha ilerleyince Akliman’a ulaştık. Akliman esas liman.

Sinop Akliman

Tabiat parkı ise limanın yanındaki ormanlık alana oluşturulmuş bir piknik alanı olduğunu anladık.

Akliman Tabiat Parkı

Ufak ve şirin bir koy aslında. Gayet güzel gözüküyor. Hatta karşıdaki kalabalığı görünce içeriye girmemekle iyi yaptığımız anladık. Fotoğraflarımızı çektik, birazcık dolaştık.

Kamp yapılabilecek yerler gördük. Aracımıza binip az ilerideki liman girişinde bulunan dalgakırana doğru gittik. Dalgakıranın bağlı olduğu ufak bir adacık var. Yürüyerek oraya geçtik. Yürürken dikkatimizi çeken denizin inanılmaz derecede berrak oluşuydu. Adacığın üzerinde de minik bir deniz feneri bulunuyor.

Hamsilos fiyorduna doğru ilerliyoruz…Yol güzel ve keyifli. Nereye nasıl bir yere çıkacağımızı biz de bilmiyoruz. Koya doğru yaklaşıyoruz. Araçlar için bir park yeri beliriyor. Giriş için bir ücret almıyorlar ama sağ tarafta kalan boş alanda çalışma başlamış, park yeri yapıyorlar ve girişe ücret alacaklar gibi gözüküyor.

Masmavi berrak bir deniz, karanın içerisine doğru ilerlemiş. Sanki bir nehir akıyor denize doğru ama, akan nehir değil, deniz… Boylu çam ağaçlarının arasından gözüken bir koy. Çok ilginç bir yapı, zaten Türkiye’deki tek fiyort örneği.

Hamsilos Fiyordu

Beklediğimden fazla kalabalık var. Koyun etrafında trekking patikaları bulunuyor, bir kaç grup gözlemledim kalabalık şekilde gelmişler.

Hamsilos Fiyordu Gezi Parkurları

Hamsilos Fiyordu Trekking Parkuru

Hamsilo Fiyordu Kamp Alanı

Kamp da yapılabilir, etrafta uygun ağaç altları gözlemledim. Araçların olduğu yerde tuvalet var fakat su kaynağı göremedim hiç. Kamp yapılacaksa su getirilmesi gerekir. Fiyort kıyısında gezip fotoğraf çektikten sonra rotamızı İnce Burun’a doğru çeviriyoruz.

İnce Burun yolunu beğendim. Mevsimin de vermiş olduğu yeşillikle keyifli dakikalar geçiriyoruz. Vakit olsa da yavaş yavaş ilerlesek keşke ama vaktimiz dar, bu nedenle biraz hızlı geçiyoruz.

İnce burun inanılmaz rüzgarlı. Hava günlük güneşlik olmasına rağmen esiyor ve bizi üşütüyor. Araçtan inerken üstümüzü giyindik.

Türkiye'nin En Kuzeyi İnceburun

Türkiye’nin en kuzey ucuna varmış bulunuyoruz. Güzel bir deniz feneri bulunuyor.

İnceburun deniz feneri

Levent işi iyice abartıp kayalıklara doğru iniyor ve daha da uç noktaya ilerliyor. Bize de Levent’i fotoğraflamak kalıyor 🙂

İnce Burunda Levent Atmaca

Tekrardan araçtayız ve bu defa rotamız Şelaleler, eğer hava bu şekilde güzel giderse şelale havuzlarında yüzme planlarımız var, bu bizi iyice heyecanlandırıyor. Google maps’ten en kısa mesafeyi alıp yola koyuluyoruz. Yolun vermiş olduğu güzelliğe dalarak dönüşü kaçırdık. Ayancık’a doğru ilerledik, rotayı oradan alıp, köy yolları içinden şelalelere ulaşıyoruz. 35-45 dk fazla yol gitmemiz gerekse de buna değdi, yol tahmin ettiğimden de güzel çıktı.

Erfelek Şelaleleri üsten görünüş

Yine gişe, yine giriş ücreti, kişi başı 4 TL, araç başı 10,5 TL, nasıl hesap anlamadık, verdik geçtik 🙂

Günübirlik kullanım alanı da olduğu için kalabalık ve mangal bulutu karşıladı bizi.

Erfelek tabiat parkı

Şelalenin alçak noktası olan ilk şelale etrafı insan seli adeta, gerçi şelaleyi sallayan yok insanlar mangalına bakıyor 🙂

Erfelek Tatlıca Şelaleri

Şelale kenarından yukarı doğru uzanan patika yola doğru hızlıca ilerliyoruz. Hemen önümüzde ufak bir su değirmeni bulunuyor. Zamanında kullanıldığını tahmin ediyoruz. İlerliyoruz. Ahşaptan yapılma yürüyüş yoluna başladık. Anladığım kadarıyla bu yol bizi diğer şelalelere kavuşturacak.

Sinop Erfelek Tatlıca Şelaleleri

Acaba şelalelere hiç giremeyecek miyiz, üstten bakıp geçecek miyiz şeklinde bir endişe kapladı içimi ama neyse ki öyle olmadı. Her seyir terasının yanında dereye veya şelalenin yanına inen ufak patika aralıkları bırakmışlar. İsteyenler ahşap yolu takip ederek bir sonraki şelaleye varıyor, seyredip geri geliyor, isteyen de şelalenin dibine kadar iniyor.

Sinop Erfelek Tatlıca Şelaleri

Sık ormanın içinde insanı mest eden su sesi, temiz bir doğa, berrak ve tertemiz su bizi bekliyor. Korktuğum gibi bir insan kalabalığı yok. Yukarılara çıktıkça da tek tük olacağı düşüncesindeyim. Dile kolay 28 tane şelaleden bahsediliyor. Hepsini görüp girmek istiyoruz. İlk indiğimiz şelalenin deresinde şelale havuzlarında yüzme işimiz bir sonraki bahara hatta yazın en sıcak gününe kalıyor 🙂 Su buz gibi! Bırakın yüzmeyi içinde 30 sn beklediğinizde ayaklarınız donuyor. Fotoğraf çekme sırasında bile kenara çıkıp ısınıp tekrar giriyoruz suya.

Sinop Erfelek Tatlıca Şelaleri

Şelalenin aktığı yatak sanki üst üste kalın kitaplar konulmuşcasına bir oluşumdan ibaret. Basamak gibi adeta. İnsanın aklına gelmiyor değil, basamak gibi çıkarım ben buradan. Ahşap yolumuza dönüp bir sonraki şelaleye doğru ilerliyoruz. Ahşap patikalar yorucu değil her yaş insan için rahat yapılmış. Seyir terasları güzel yerlere inşa edilmiş. Çok güzel fotoğraflar çekiliyor. Oradan diğer şelaleye oradan başka bir tanesine…

Sinop Erfelek Tatlıca Şelaleri

Anlatmakla ve fotoğraf çekmekle bitmeyecek gibi. Bir şelaleden diğerine geçiyoruz. Her bir şelale ayrı güzel, hepsi farklı boyutta, kimi yüksek, kimisi geniş… Bazısı ikiye ayrılıyor narin şekilde akarken, bazısı birleşip tek bir yerden gürül gürül akıyor. Her birinde farklı bir güzellik.

Sinop Erfelek Tatlıca Şelaleri

Sinop Erfelek Tatlıca Şelaleri

Erfelek Şelaleleri Tırmanış

Şelalenin altında fotoğraf çekip her zamanki geyiklerimizi yaparken yanımızdan iki çocuklu bir aile geçti, şelalenin basamak gibi yerlerinden çocuklarıyla birlikte tırmandılar, ve hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ettiler. Bizim de ağzımız açık kaldı. Dedik ki madem bu aile bu şekilde ilerliyor, şelalenin geri kalan taraflarını biz de gidebildiğimiz kadar gidelim. Başladık şelaleleri tırmanmaya.

Erfelek Şelaleleri Tırmanış

Dedim ya oluşum adeta basamak gibi, zorluğu biraz fazla olan yerler için de yardımcı halatlar koymuşlar. Güvenli şekilde çıkıp ilerleyebiliyorsunuz. Bir kaç şelaleden sonra yanımızda hiç bir insan kalmadı. Sadece 4 kişiyiz. İlerliyoruz ve ilerledikçe kendimize güven geliyor.

Erfelek Şelaleleri Tırmanış

Nereye gidiyoruz, ne kadar gideceğiz, bir fikrimiz de yok, sadece devam ediyoruz. Ta ki o tabelayı görene kadar : Son kaynakta Ayran 350 Metre ileride…

Erfelek Şelaleleri Tırmanış Son Kaynak 350m

Artık bir amacımız olmuştu, kaynağa gidecek ve o ayranı içecektik. Yeni görevimizi aldık ve daha hırslı bir şekilde ilerlemeye koyulduk. 350 metre yakın geldi bize, en fazla 1-2 şelale sonra ulaşırız diye hayal ediyoruz. 4-5 şelale geçtik ve başka bir tabela : Kaynağa 200 metre, yine 3 şelale geçtik “Kaynağa 100 metre tabelası” ile ölçüm yapmayı bilmeyen bir ayrancı ile karşı karşıya kaldığımızı anladık. 100 metrede ise baktığın zaman çok rahat görünmesi lazım ama bir türlü bitmek bilmiyor. Acaba ayran efsane mi diye düşünürken sonunda ayrancıya ulaştık. Tezgah var ama kimse yok, ayran da yok 🙂

Erfelek Şelale Kaynak Ayrancı

Yorulmuştuk, belki ayrancı olmasa daha erken dönmeyi düşünebilirdik. Yanımıza yiyecek de almamıştık. Bizden tavsiye sonuna kadar devam edecekseniz yiyecek almalısınız.

Erfelek Şelale Kaynağı

Ayrancının önünden geriye doğru patika ile çiçeklerin ve otların içerisinden aşağı doğru inerken güneş de batmaya başlamıştı.

Erfelek şelaleleri gün batımı

45 dk’lık bir yürüyüş sonunda başladığımız yere döndük.

Dönüş Yolu

Erfelek Şelalesi Lale

Erfelek Şelale Çiçekleri

Efelek Şelalesi Çiçekleri

Aşağı indiğimizde piknikçiler azalmıştı. Piknik alanından bir kaç fotoğraf paylaşıyorum.

Erfelek Şelaleleri Tabiat Parkı

Efelek Şelaleleri Kamp Alanı

Aracımıza gidip ıslak kıyafetlerimizi değiştirdik.

Karnımız çok acıkmıştı.Tabiat parkının içinde bir restoran ve bir gözlemeci bulunuyor. Gözlemeci kapanmıştı. Restoran gibi olan yerde de yemek kalmamıştı. Eğer burada kamp yapacaksak yiyecek şeyler almamız gerekiyordu, en yakın merkez de Erfelek ilçesiydi, neredeyse 30-40 dk mesafedeyiz. Gidip gelmemiz, kamp kurmamız falan derken iyiden iyiye acıkmış ve yorgun düşmüş olacaktık. Ertesi gün şehir gezimizin olduğunu düşünerek madem bu kadar mesafe katedeceğiz oradan da şehre yakın bir kıyıda kamp yapalım dedik. Erfeleğe doğru yola koyulduk. Foursquare’den Erfelek’de yemek yiyecek yerlere baktık. Fazla bir seçenek yok. Öztürk Restoran’ı bulduk. Yöresel yemekleri kalmamıştı. Sulu yemek çeşitlerinden seçip karnımızı doyurduk.

Yorgun gezginler

Öztürk Restoran’ı beğendik. Turların da tercihi burasıymış. İçeride yeterli, dışarıda geniş bir alanı var. Sabah kahvaltılarını herkes övmüş. Lezzetli yemeklerini biz de tavsiye ediyoruz.

Yemeklerimizi yerken kalacak yer de baktık. Telefonla bir kaç farklı yer sorduk , müsaitlik durumları ve sıcak duşu olması nedeniyle oy birliğiyle Martı Kamping’e gitmeye karar verdik 🙂

Martı kampinge vardık, çadırlarımızı kurduk. Duşlarımızı aldık. Çok yorulmuştuk, geç olmadan yattık. Ertesi günkü gezimiz için enerji toplamamız gerekiyor.

3. Bölüm için aşağıdaki bağlantıyı tıklayınız

Sinop Erfelek Şelaleri ve Hamsilos Fiyordu Gezisi – Bölüm 3: Şehir ve Müzeler

 

Son Aramalar

doğa dağ orman dere görselleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir