Kırkpınar Yaylası – Ilgaz

Temmuz 2019

“İlk”ler her zaman güzeldir.

Bu gezi de; ben, Oğuzhan ve Kerim Bey için bazı şeylerin ilki olması nedeniyle hayatımız boyunca unutamayacağımız bir gezi oldu. Bunun nedeni diğer kamplardan çok farklı bir şeyler yapmamız değil; sanırım belli yaştan sonra daha zor olan “güzel insanlar kazanma” hissini tekrar yaşamamız.

Arkadaşlarımı kısaca tanıtmak gerekirse :

Oğuzhan; önceleri iş yerinde farklı bir birimden olup arada belki bir kaç kez mailleştiğimiz, sonraları kurum içi spor müsabakalarından uzaktan tanıdığım, son olarak da bir projede ortak çalışmaya başlamamız nedeniyle tabiri caizse yiyip içtiğimizin ayrı gitmediği bir arkadaşım, dostum oldu.

Kerim Bey; yine aynı projeye kendi şirketi ile destek veren, önceleri benim için projedeki görevini herkes gibi yerine getiren bir paydaş iken zamanla tecrübesiyle olaylara yaklaşımı, iletişim kabiliyeti, ekibi toparlama ve büyük resmi görerek doğru yöne yönlendirme gücü, sonuç odaklılığı vb. özellikleri ile dikkatimi çekmiş, sonraları samimiyeti ve iş dışındaki ortak zevklerimiz sayesinde daha yakından tanıma fırsatı bulduğum bir büyüğüm, arkadaşım, ağabeyim oldu. Hepimiz gibi bir Anadolu çocuğu, okumuş, kendini geliştirmiş, ülkesine, çevresine, ailesine hayırlı bir evlat, eş, ana-baba olmuş güzel bir insan.

İnsan birbirini yolda tanır derler; hele de bu arkadaşlarla iş vesilesiyle bir haftalık bir Almanya seyahatimiz var ki.. oraya hiç girmiyorum 😀 ama siz anladınız.

Yol arkadaşlarımı kısaca tanıttıktan sonra geziye nasıl başladığımıza gelecek olursam yine Kerim Bey’in “Tarihi netleştirelim!” yaklaşımlarının bir eseri diyebilirim. Büyük işler/projeler yapan arkadaşlar bilirler, tarih belirlenmeyen, zamanı netleştirilmeyen işler bir türlü gerçekleştirilmez, uzar gider. Proje yönetiminin de temel konularından biridir, zamanı belirleyerek herkesin o zamana riayet edecek şekilde üzerine düşeni tamamlaması gerekir. Biz de hep “bir kampa gidelim” diye konuşuyorduk ama Kerim Bey’in tarihi netleştirmesi ile bu kavram somutlaşmış oldu. Tarih konunca artık allah kısmet ederse o gün o kampa gidilecekti 😀

5 Temmuz 2019 Cuma günü Ankara’dan yola çıkarak bir gece kamplı ertesi gün dönecek şekilde bir gezi planladık. Kerim Bey motosikletiyle biz de arabamızla katılacaktık. Takipli gitmeye karar verdik. Öğle saatlerinde şehirden gerekli alışverişi yaparak yola çıktık.

Arka koltuktaki özel amaçlı buğday unu çuvalı bu gezide hakikaten özel amaçlar için kullanıldı 😀

Honda NC750X motosikleti ile Kerim Bey
Kah motosiklet kah araba takipli yolculuğumuza devam ediyoruz. Korgun-Ilgaz arası Orta Anadolu’nun kıraç toprakları yavaş yavaş yerini Ilgaz’ın yeşil çayırlarına bırakıyor. Yollar çok güzel..

Artistlik bedava 😀

Özel amaçlı çuvallarımızın kutsal amaçlarına kavuştukları an..

Bir yerden sonra ana asfalttan ayrılarak yayla yoluna dönüyoruz.

Ankara’dan çıkarken hava güzeldi ama yol boyunca yer yer yağmur yağdı. Kamp alanına yaklaştıkça -daha önceki tecrübelerimden- özellikle böyle yağışlı günlerde yukarıda kuru odun bulamama ihtimalimize karşı “Yolda bulduğumuz yakacakları alalım!” önerisi getirdim. Zaten motosikletle giden Kerim Bey’i çaktırmasa da yağmur biraz üşütmüş olacak ki, sık sık durup bir şeyler toplamamız kendisine vakit kaybı gibi geliyordu 😀 Haklı olarak bir an önce kampı kurup dinlenmek istiyordu. Daha sonraları bana hak vereceğini nereden bilebilirdi ki 😀

Bu görseli Honda Global istedi, vermedik

Sonunda yaylaya vardık. Şehirden alışveriş, yolda yakacak toplamalar derken geç de olsa geldik. Yaylanın ortasındaki gölün etrafı bu fotoğrafta gördüğünüz yol ile çevrili. Yani göl etrafında araçla veya yürüyerek tam tur atabilirsiniz.

Her endurocunun hayali dere geçişi 😀 her fırsatta eğlenmeyi de ihmal etmedik 😉

Göl çevresinde biraz turladıktan sonra bu fotoğrafta arkamızda görülen ağaçların altını uygun bir kamp alanı olarak belirledik.
Yer seçimi konusunda bilim kurulu üyelerinin yaşadığı hararetli dakikalar.. Basın da oradaydı. Yeri gelmişken bu yazıyı hazırlamamı sağlayan fotoğraf ve videoların çoğunu çeken Oğuzhan’a biz kez daha teşekkür ederim.

Kamp yerinde ilk sohbetler
Yaylaya vardığımız ilk dakikalarda bizi karşılayan soğuk ve yağışlı hava bir süre sonra yerini pırıl pırıl bir akşam güneşine bıraktı. Yağmur durdu, hava tertemiz açıldı. Bu arada malzemeleri arabadan indirdik. Malzeme konusunda biraz abarttığımızı kabul ediyorum 😀 Etrafta çok çuval olmasının sebebi ise o günlerde yeni ev değiştirmiş olmam 🙂

Güzel hava, bizlerin ne zamandır planlamış olduğumuz kampımızı nihayet gerçekleştirebilmiş olmanın ilk dakikalarının heyecanı ile birleşince ortaya bu güzel görüntüler çıktı.
Yol boyunca yorulmuş olan motorcular bir an önce yuvasını kurup istirahat etmek ve ısınmak istiyordu

Motorcu kardeşliği

Çadırlar kurulup ortalık düzenlendikten sonra kamp alanın görüntüsü şu şekilde oldu :

Büyük işler bittiğine göre hobi fotoğrafçılığı başlayabilir. Biraz ürün tanıtımı gibi olmuş

Decathlon Quechua kamp çadırı ve Kerim Bey’in Crocs terlikleri
Honda NC750X ve arkada yakıt tankı (mavi)

Hava kararmadan biraz çevreyi dolaşmak istedik. Nasılsa temel işler de bitmişti. Biraz gezdikten sonra dönüp akşam yemeği ve ateş yakma işine gireriz diye konuştuk. Yaylanın kenarından aşağıda Ilgaz ilçe merkezi görünüyor.

Kırkpınar Yayla’dan Ilgaz ilçesi

Yürüdüğümüz yerlerde ayağımızın altından akan tertemiz yayla suları

Kamp alanına döndüğümüzde hava kararıyordu. Görev paylaşımı yaparak bir yandan akşam yemeği diğer yandan ateş yakma hazırlıklarına başladık.

Uzun yaz akşamlarında yemek sonrası kamp ateşi başında çaylarımız yudumlarken dostlarla sohbet etmek bu işin güzel kısmı sanki..
Ateş başında uzun pozlama fotoğraflar her zamanki gibi vazgeçilmezimiz.

Geceyi sohbet ile tamamladıktan sonra çadırlarımıza geçip uyuduk. Yayla soğuğu ve dışarıdan gelen seslerden aramızda uyuyamayanlar olmuş olabilir ama genel olarak uyuduk yani..

Ertesi gün soğuk bir sabaha uyandık. Çadırlardan ilk görüntüler

Sonra kahvaltı hazırlıklarına başladık.

Kamp tenceresinde odun ateşinde sucuk

Oğuzhan’dan sanatsal fotoğraflar
Bazıları ateşe düşen biberinin peşinde 🙂

Öğlene doğru güneş yüzünü gösterdi ve sabahki soğuk hava dağıldı. Güneşli güzel bir kahvaltı yaptık.

Kahvaltı sonrası oyuncaklarımızla oynamaya başladık 🙂 Kerim Bey’in motosikletini biraz test ettim 😉

Sonra arazide test ettim 😀

Testi geçtiğini düşündükten sonra Oğuzhan’ın onayı için birlikte binmeye başladık 🙂
Zaman zaman gözlerimi kapatarak bir gün motosiklet sürebilmeyi hayal ettim

Kahvaltı sonrası sohbet, motosikletle oynama vs. derken saatler geçti. Hatta bir ara frisbee falan oynadığımızı da hatırlıyorum ama o sırada basın da bizimle beraber oynadığı için o anlarımıza ait görüntüler bulamadım 🙂 Ama atış talimimizden sizlerle paylaşabileceğim kısa da olsa bir video var 🙂

İkindiye doğru dönüş yoluna çıkacağımız için tekrar bir yemek hazırlama telaşına girmedik. Ama yolda da acıkmamak için ateşi tekrar canlandırarak Kerim Bey sağolsun yanımızdaki mısırları közledi.

Mısırları da yedikten sonra toparlanarak yayladan ayrıldık. Ilgaz ilçeye kadar geldiğimiz gibi takipli motor + araba şeklinde devam ettik. Buradan sonra biz Ankara istikametine Kerim Bey ise İstanbul istikametine gideceği için ilçe yakınlarında bir benzinlikte mola vererek hem vedalaştık hem de son bir hatıra fotoğrafı çektik.

Yazı dilinde iki gün boyunca doğada barınmak, karnımızı doyurmak, dinlenmek gibi birçok iş için uğraşırken yaşadıklarımız, konuştuklarımız, esprilerimiz, gülüp eğlendiklerimiz ne kadar anlatılabilir bilmem, ama biz içimizde unutulmaz anılarla dolu bir geziyi tamamlamadan bir sonrakini iple çekerek bu noktada ayrıldık.


Buradan bana kendilerini tanıma fırsatı verdikleri ve her zaman her konuda destekleri için bu iki güzel insana tekrar teşekkür ediyorum.

Bir sonraki gezide görüşmek üzere..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.